İnsanların birbirine doğrudan konuşabilmesi.
Biz Memo’ya gülerken, Memo bize bakıyor olabilir
Bazen Memo’nun konuşmalarına gülüyoruz.
Bazen sosyal medyada paylaşıyoruz.
Bazen onun cümlelerini eğlenceli buluyoruz.
Ama hiç düşündük mü?
Memo bize bakarken ne düşünüyor?
Yıllardır aynı şehirde yaşadığı insanlara…
Yıllardır gördüğü siyasetçilere…
Maçlarda gördüğü futbolculara…
Değişen Diyarbakır’a…
Belki de bizden çok şey gördü.
Çünkü sokakta olmak, insanı başka türlü bir gözlemci yapıyor.
Biz haberleri telefondan okuyoruz.
Memo haberin kendisinin içinde yaşıyor.
Diyarbakır değişiyor, Memo kalıyor
Diyarbakır son yıllarda çok değişti.
Yeni binalar yükseldi.
Yeni yollar açıldı.
Yeni alışveriş merkezleri geldi.
Eski mahallelerin bir kısmı değişti.
İnsanların birbirleriyle iletişim biçimi bile değişti.
Ama şehirlerin değişirken kaybettiği başka bir şey var:
Hafıza.
İşte Memo bu yüzden önemli.
Çünkü Memo, Diyarbakır’ın resmi olmayan hafızasının bir parçası.
Onun hikâyesi bir devlet arşivinde olmayabilir.
Bir müzede sergilenmeyebilir.
Ama Diyarbakırlıların hatıralarında vardır.
Birinin çocukluğunda…
Bir başkasının ilk Amedspor maçında…
Bir başkasının Gazi Caddesi’nde…
Bir başkasının siyasi bir etkinliğinde…
Memo mutlaka bir yerden çıkar.
Belki mesele sakız değil
Belki de mesele hiçbir zaman sakız değildi.
Memo yıllardır elinde sakız kutusuyla dolaşıyor.
Ama bize başka bir şey de taşıyor:
Sokağın hafızasını.
Diyarbakır’ın doğrudan konuşma kültürünü.
İnsanların birbirine temas ettiği o eski hali.
Bugün sosyal medyada herkesin birbirine bağırdığı bir dönemde Memo’nun yüz yüze söylediği birkaç cümle bazen daha gerçek geliyor bana.
Çünkü sokakta söylenen sözün bir yüzü vardır.
Bir göz teması vardır.
Bir karşılığı vardır.
Ve belki en önemlisi, insanın kendini saklamadan konuşması vardır.
Ben Memo’ya böyle bakıyorum.
Bir “şehir karakteri” olarak.
Bir sokak insanı olarak.
Bir Amedspor sevdalısı olarak.
Ve belki de en önemlisi, Diyarbakır’ın değişirken kaybetmemesi gereken hafızalardan biri olarak.
Çünkü bazı insanlar bir şehirden geçmez.
Bir şehrin kendisi olurlar.
Memo da biraz öyle.
Sakız satıyor olabilir.
Ama yıllardır bize fark ettirmeden başka bir şey daha satıyor: Diyarbakır’ın hafızasını.