Okulların açılmasına sayılı günler kaldı. Kimi evlerde okul heyecanı, kimi evlerde ise tatlı bir telaş başladı. Çocuklar yeni bir eğitim dönemine hazırlanırken anne ve babalar da okul alışverişlerini tamamlıyor, servis ve ulaşım planlarını yapıyor.
Ancak bütün bu hazırlıkların arasında gözden kaçırılmaması gereken çok önemli bir konu var: Çocuklarımızın okula gidiş ve dönüş güvenliği.
Özellikle anasınıfı ve ilkokul çağındaki çocukların önemli bir bölümü henüz kendi başlarına dışarıda hareket edebilecek yaşta değil. 6-7 yaşındaki bir çocuk, karşılaşabileceği tehlikeleri bir yetişkin gibi öngöremez. Trafiğin yoğunluğu, yabancı kişiler, kaybolma ihtimali, başıboş hayvanlar veya hiç beklenmedik başka bir durum karşısında ne yapacağını bilemeyebilir.
Buna rağmen bazı çocukların sabah evden çıkıp okula yalnız gittiğini, okul çıkışında da tek başına eve döndüğünü görüyoruz.
"Bizim çocuk bu yolu biliyor", "Okul çok yakın", "Mahalle güvenli" gibi düşünceler bazen ciddi risklerin önünü açabilir. Çünkü mesele sadece mesafenin uzaklığı değil. Birkaç dakikalık bir yolculukta bile çocuğun karşısına hiç beklemediğimiz bir durum çıkabilir.
Çocuklarımız büyüyecek, kendi başlarına okula gidecek, arkadaşlarıyla dışarı çıkacak ve hayatın sorumluluklarını öğrenecek. Fakat bunun da bir zamanı var.
Çocuklarımızı okula gönderirken sadece çantasını, beslenmesini ve kıyafetini düşünmeyelim. Güvenliğini de düşünelim.
Çocuklarımızın elinden tutmak, onların özgürlüğünü kısıtlamak değil; büyüyene kadar onlara güvenli bir yol göstermektir.